Anasayfa Kitaplars Araştırma - İnceleme Doğunun ve Batının Gözünden Haçlılar
           
  Doğunun ve Batının Gözünden Haçlılar  
  Yard. Doç. Güray Kırpık  
         
  Sayfa Sayısı : 174    
  Yayım Yılı : 2009    
  Kağıt Cinsi : Enzo    
  Kapak Tipi : Amerikan Bristol    
  ISBN : 978-975-8839-64-3    
  Fiyatı : 12 TL    
         
         
         
 
Yahudiler kendilerini Allah'ın seçkin kulları, Tanrı dostu ve tek gerçek dinin salikleri olarak görüyorlardı. Kudüs onlar için her şeydi. Yahudilere göre Hıristiyanlar Allah'ın nurunu söndüren sapık kâfirlerdi ve Musevilerin kutsal şehri Kudüs'e göz dikmişlerdi.

Hıristiyanlara göre Yahudiler İsa'nın katili, Allah'ın kutsal şehrine yakışmayan sapık tefecilerdi. İsa'nın kanının hesabını vermek, kutsal kent Kudüs'ten defolup gitmek zorundaydılar. Müslümanlara gelince, son din Hıristiyanlık olduğu halde ortaya çıkmış kâfirlerdi ve üstelik kutsal şehir Kudüs'ü ele geçirmişlerdi. Kudüs mutlaka geri alınmalı ve bu kutsal kent kâfirlerden temizlenmeliydi.

Müslümanlar ise, Kur'an önceki iki dinin saliklerini ehl-i kitaptan saymasına rağmen, hem Yahudileri hem de Hıristiyanları kâfir olarak görüyorlardı. Yine de Kudüs'ü paylaşmaya razı idiler; ama Hıristiyanların böyle bir niyeti yoktu.

Bu durumda Müslümanlarla Hıristiyanların karşı karşıya gelmesi mukadderdi, ama bu madalyonun sadece bir yüzüydü...
 
     
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
           
 
 

Editörün Yazısı

Kenar Mahalle Çocukları

Uygarlığın güya öncüsü ve kurucusu olduklarını savhunan Batılı bilim adamları, dünya halklarını medeniyet skalasında tasnife tabi tutarken, özellikle Türkleri, Amerika’nın yerli halklarını ve Afrikalı milletleri görmezden gelirler ve bazen de lutfedip incelenmeye değmez “kenar mahalle” kültürleri olarak takdim ederler. 

Devamı ...

Gumilev ve Zamanı

Lev Nikolayeviç Gumilëv (Gumilòff okunur) 80. doğum yıldönümünü kutlarken "artık bütün Rusya'da meşhur oldumdiyordu kendi kendine ama ne akademik çevreler, ne de geniş halk kitleleri seksen yaşındaki bir adamın doğum gününe fazla itibar etmemişlerdi. Yüzüne karşı ve hatta arkasından "üstad-ı azam" diyorlardı ama kitaplarını ellerine almaktan korkuyorlardı. 

Devamı ...

Biruni ve Zamanı

4 Eylül 973 yılında Batı Harezm’in başkenti Kat şehrinebağlı bir köyünde veya bizzat başkentin bir kenar mahallesinde, muhtemelen fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen bir bebeğin, yıllar sonra adını tarihe altın harflerle kazıttıracak, allâmeler allâmesi, üstatlar üstadı olacağını o zamanlar kimse tahmin bile edemezdi.