Avrasyadan Makaleler  
  Lev Nikolayeviç Gumilev  
         
  Orijinal Adı : İz Yevrazii    
  Çeviri Dili : Rusça    
  Çevirmen : D. Ahsen Batur    
  Sayfa Sayısı : 440    
  Yayım Yılı : 2006    
  Kağıt Cinsi : Enzo    
  Kapak Tipi : Amerikan Bristol    
  ISBN : 978-975-8839-37-3    
  Fiyatı : 20 TL    
 
Rus tarihçi ve etnologu Gumilev'in değişik tarihlerde değişik Rusça dergilerde yayınlanan akademik makalelerinden seçmelerin yer aldığı bu eserde, kitabın adından da anlaşılacağı gibi Avrasya ve tabii ki öncelikle Türk tarihinin çeşitli dönemleriyle ilgili değişik kesitler yer almaktadır.
Gumilev'in diğer eserlerini okuyanlara, bu kitabın muhteviyatından ayrıca bahsetmek, herhalde tereciye tere satmak olurdu.
 
Yazarın Tüm Eserleri    
Avrasyadan Makaleler 1  
Eski Ruslar ve Büyük Bozkır Halkları 1  
Eski Ruslar ve Büyük Bozkır Halkları 2  
Eski Türkler ( Bozkır Üçlemesi - 2 )  
Etnogenez - Halkların Şekillenişi Yükselişi ve Düşüşleri  
Hazar Çevresinde Bin Yıl  
Hunlar ( Bozkır Üçlemesi - 1 )  
Muhayyel Hükümdarlığın İzinde ( Bozkır Üçlemesi - 3 )  
Son ve Yeniden Başlangıç  
   
   
   
   
           
 
 

Editörün Yazısı

Kenar Mahalle Çocukları

Uygarlığın güya öncüsü ve kurucusu olduklarını savhunan Batılı bilim adamları, dünya halklarını medeniyet skalasında tasnife tabi tutarken, özellikle Türkleri, Amerika’nın yerli halklarını ve Afrikalı milletleri görmezden gelirler ve bazen de lutfedip incelenmeye değmez “kenar mahalle” kültürleri olarak takdim ederler. 

Devamı ...

Gumilev ve Zamanı

Lev Nikolayeviç Gumilëv (Gumilòff okunur) 80. doğum yıldönümünü kutlarken "artık bütün Rusya'da meşhur oldumdiyordu kendi kendine ama ne akademik çevreler, ne de geniş halk kitleleri seksen yaşındaki bir adamın doğum gününe fazla itibar etmemişlerdi. Yüzüne karşı ve hatta arkasından "üstad-ı azam" diyorlardı ama kitaplarını ellerine almaktan korkuyorlardı. 

Devamı ...

Biruni ve Zamanı

4 Eylül 973 yılında Batı Harezm’in başkenti Kat şehrinebağlı bir köyünde veya bizzat başkentin bir kenar mahallesinde, muhtemelen fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen bir bebeğin, yıllar sonra adını tarihe altın harflerle kazıttıracak, allâmeler allâmesi, üstatlar üstadı olacağını o zamanlar kimse tahmin bile edemezdi.