Anasayfa Kitaplars Araştırma - İnceleme Bütün Türk Halkları

 

           
  Bütün Türk Halkları  
  L. N. Lezina – A.V. Superanskaya, D. Ahsen Batur’un ilaveleriyle  
         
  Orijinal Adı : Turetskaya Onomastika    
  Çeviri Dili : Rusça    
  Çevirmen : D. Ahsen Batur    
  Sayfa Sayısı : 579    
  Yayım Yılı : 2009    
  Kağıt Cinsi : Enzo    
  Kapak Tipi : Amerikan Bristol    
  ISBN : 978-975-8839-61-2    
  Fiyatı : 40 TL    
 
İnsanlar, özellikle de okuma-yazma bilmeyen halklar, zaman içinde dillerini değiştirebilirler; ama davranış kalıplarını ve ruhlarını asla değiştirmezler. Rus tarihçi L. N. Gumilev, Çin Seddi'nden Viyana kapılarına kadar uzanan devâsâ coğrafyada yaşayan ve Türkçe konuşan insanların ortak davranış kalıplarına "Türk ruhu" demektedir.

Etnologlar, dili kesinlikle etnik işaret kabul etmezler. Yani bir insanın Türkçe konuşması Türk, Kürtçe konuşması Kürt olmasını gerektirmez. Eğer öyle olsaydı iki yüzyıl boyunca İngilizce konuşan İrlandalıların İngiliz olmaları gerekirdi. Unutmamak gerekir ki, bugün Afrika'da 23 devletin resmi dili İngilizce veya Fransızcadır. Bu insanlar zaman içinde kültür erozyonuna uğrayarak dillerini değiştirmişlerdir, ama her halükârda "Afrikalı ruhu"nu korumaktadırlar.

Bu eserde, tarih boyunca yaşamış, bugün hâlâ varlığını sürdüren ve değişik adlarla anılan, farklı lehçeler kullanan, ama aynı "Türk ruhu"nu taşıyan 23 bin boy, oymak ve obanın adlan, kimin kimden inme olduğu gösterilmiştir.
 
     
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
   
           
 
 

Editörün Yazısı

Kenar Mahalle Çocukları

Uygarlığın güya öncüsü ve kurucusu olduklarını savhunan Batılı bilim adamları, dünya halklarını medeniyet skalasında tasnife tabi tutarken, özellikle Türkleri, Amerika’nın yerli halklarını ve Afrikalı milletleri görmezden gelirler ve bazen de lutfedip incelenmeye değmez “kenar mahalle” kültürleri olarak takdim ederler. 

Devamı ...

Gumilev ve Zamanı

Lev Nikolayeviç Gumilëv (Gumilòff okunur) 80. doğum yıldönümünü kutlarken "artık bütün Rusya'da meşhur oldumdiyordu kendi kendine ama ne akademik çevreler, ne de geniş halk kitleleri seksen yaşındaki bir adamın doğum gününe fazla itibar etmemişlerdi. Yüzüne karşı ve hatta arkasından "üstad-ı azam" diyorlardı ama kitaplarını ellerine almaktan korkuyorlardı. 

Devamı ...

Biruni ve Zamanı

4 Eylül 973 yılında Batı Harezm’in başkenti Kat şehrinebağlı bir köyünde veya bizzat başkentin bir kenar mahallesinde, muhtemelen fakir bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen bir bebeğin, yıllar sonra adını tarihe altın harflerle kazıttıracak, allâmeler allâmesi, üstatlar üstadı olacağını o zamanlar kimse tahmin bile edemezdi.